KULLANICI ARAYÜZ TASARIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER


Özellikle windows tabanlı yazılımlar geliştirirken en önemli başlıklardan biri arayüz tasarımıdır. Arayüz kullanıcı ve program arasında etkileşim kurulan bir köprüdür.
Program geliştirme sürecinde bir çok faktör göz önüne alınır. genellikle işin mutfağında yani kod aşamasında, veritabanı tasarımında çok çaba gösterilir. Fakat arayüz tasarımı da en az bu başlıklar kadar önemli bir bileşendir.
Sonuçta yazdığınız program insanlar tarafından kullanılacaktır ve insanların alışkanlıkları vardır. Bilgisayar kullanıcılarının yada operatörlerinin alışkanlıklarını belirleyen ana etmen ise üzerinde çalıştıkları işletim sistemidir. Kullandıkları işletim sistemine uygun geliştirilen diğer yazılımlarda bu yapıya uyum göstermeye çalışırlar. Sonuçta geliştirdiğiniz yazılımınızı kim kullanacaksa onlara uygun bir arayüz tasarımı yapmanız çok önem kazanır. Bu konuyla ilgili internet üzerinde sayısız kaynak bulmak mümkün. Ben kendi tecrübelerimden yola çıkarak bazı noktalara değinmek istiyorum.
Arayüz tasarımında bence önem gösterilmesi gereken ana noktalar şunlar;
  • Kullanıcı arayüzü üzerindeki menü yerleşimleri belli bir mantıkla planlanarak yerleştirilmeli.
  • Arayüzde yer alan tüm komut butonları kullanıcı alışkanlıkları gözetilerek yerleştirilmeli.
  • Arayüzde kullanılan renklerin uyumlu ve rahat görüntüleme sağlayan renkler olmasına dikkat edilmeli.
  • Tipografiye dikkat edilmeli. Süslemek kaygısıyla standart fontların dışına çıkılıp okunması zor fontlar seçilmemeli.
  • Arayüz üzerinde gereksiz olan fazlalıklardan kaçınmalı ve sık sık kontrol edilmeli. "Less is more" ilkesi akıldan çıkarılmamalı.
  • Arayüz programın fonksiyonlarını, modüllerini tam modellemeli.
  • Kullanıcı/Operatör işini yaparken neyin nerde olduğunu anlamak için gereksiz vakit kaybetmemeli. Arayüz rahat anlaşılır olmalı.
Benim önem verdiğim ana noktalar bunlar. Elbette daha bir çok madde eklenebilir. Bir bilgisayar programcısı, yazılım uzmanı arayüz tasarımı konusunda da kendisini geliştirmeli ve zaman ayırarak üzerinde çalışmalıdır. Çok iyi bir iş çıkarmış ve mükemmel bir yazılım geliştirmiş olabilirsiniz ama arayüze gerekli özeni göstermezseniz mükemmel yazılımınızı iyi lanse edemeyebilirsiniz.

E-EĞİTİMDE GELİŞMELER SÜRÜYOR


Tüm Dünya'da hızla önemi ve etkinliği artan e-öğretim alanında ülkemizde de güzel gelişmeler oluyor. Son olarak Gazi Üniversitesinde uzaktan eğitim meslek yüksek okulu ve hizmet binası açıldı.
Konu ile ilgili habere buradan ulaşabilirsiniz.

KARTAL YUVASINDAN CANLI YAYIN


Üç tane dazlak kartal yavrusunun bulunduğu bir kartal yuvasını canlı yayınla izlemek istermiydiniz? Eğer yanıtınız evet ise bu linki tıklayın.
Yapılan yayının Amerika'dan olduğunu söyliyeyim. Saat farkını dikkate alarak siteye girin. Doğal hayattan gelen sesleri dinlemek bile insana rahatlık ve keyif veriyor.

MS-ACCESS SPECİFİCATİONS


Ms-Access için yazdığım ilk makalemde neden Ms-Access kullanmak gerektiğinden bahsetmiştim. Ms-Access in sınırları nedir? kısıtları nedir? bu kısıtlar ve sınırlar yapılacak proje için ne anlam ifade edebilir gibi soruların yanıtlarını vermeye çalışmıştım.
Bu soruların yanıtlarını almanın en iyi yolu Microsoft'un yayınladığı Ms-Access specifications belgesidir. İlgilenenler bu belgeyi inceleyerek detaylı bilgiye sahip olabilrler ve proje tasarımlarını gerçekçi bir zeminde planlayabilirler. Belgeyi http://office.microsoft.com/en-gb/access/HP051868081033.aspx bu linki tıklayarak okuyabilir ve inceleyebilirsiniz.

YARATICI MESLEKLER VE SANCILAR

Yaratıcı meslek mensuplarının işlerini yürütürken karşılaştıkları sorunlar üzerine epeyce düşünmüş birisi olarak yeni okuduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Bu bahsettiğim sorunları freelance çalışan bir bilgisayar programcısı olarak bende sıklıkla yaşadığım için ilgimi çekti.


Paul Graham'ın Hackers and Painters adlı ünlü kitabında okuduğum bazı kavramlarla ve osho'nun yaratıcılık adlı kitabı ile tam olarak örtüşen bir yazı bu. Yaratıcı meslek mensupları nasıl hissederler, nelerden korkarlar ve nelere rağmen başarmaya çalışırlar gibi soruların yanıtlarını merak edenler bu yazıyı okumalılar. Yukarıda bahsettiğim iki kitabı da ayrıca öneriyorum.


Okunması önerdiğim yazı ise http://www.markasizsiniz.com/ adlı sitede yer alan ve Murat Esenli tarafından kaleme alınmış Allah, Olé, God, Tanrı ve Elizabeth Gilbert başlıklı yazı. İlgilenenlerin ufkunu açacağından eminim. Yazıda bahsi geçen videoyu mutlaka izleyin.

KİTAP ÖNERİLERİ



1- Birinci kitap önerim Engin Geçtan'ın hayat adlı kitabı. Uzmanlık alanı psikiyatri olan Geçtan meslek dışı insanların da beğeniyle okudukları eserler üreten bir yazar. Hayatı kendi ilginç bulguları ile tarif ettiği hayat adlı kitabını ben çok beğendim.





2- David Allen'in dünyaca ünlü bu kitabını henüz tanışmayanlara öneriyorum. Tüm hayatınızı "stressiz üretkenlik" prensipleri ile düzenleyebilir ve işlerinizi, yaşamınızı organize edebilirsiniz. David Allen kişisel üretkenlik konusunda çok ilginç tesbitlerini, prensiplerini okurları ile paylaşıyor. Özellikle daha verimli olmaya çalışanlar için okunması gerekli bir kitap.

EV-OFİS ÇALIŞMA


Ev Ofis çalışma bir çok kişinin hayal ettiği bir çalışma şekli olarak görünüyor. Bende bir ev-ofis çalışanı olarak bu konuda bir makale yazmaya karar verdim. Ev-Ofis çalışma hakkında doyurucu bir kaç yazı gördüm ve bunları makalemin sonunda paylaşacağım.

Değişik iş alanlarında ev ofis çalışmak mümkün olabiliyor. Örneğin grafikerler, yazarlar, bilgisayar programcıları, mimarlar, gazeteciler bu meslek gruplarından bazıları. Öncelikle mesleğiniz ve çalışma alanınız ev ofis konseptine uygun olmalıdır ve bu konuda en doğru kararı verebilmek amacı ile mesleğiniz ile ilgili örnek bazı çalışanlarla görüşmek iyi bir fikir olabilir.

Ev-Ofis birçok avantajları olan bir çalışma şekli olduğu gibi dezavantajlı olduğu yönleri de bulunmaktadır. Genel kanının aksine evden çalışmak salt iş üretmek anlamında bakacak olursak kesinlikle rahatlık anlamına gelmez. Tam tersine ev ve iş yeriniz aynı mekan olduğu için çoğunlukla daha fazla çalışırsınız. Bu bir ev ofis çalışanının çok daha disiplinli olması gerektiği anlamına gelir. Örneğin benim çalışma saatlerimin içinde mutlaka gece saatleri yer almakta. Ben freelance çalışan bir bilgisayar programcısı ve yıllardır ev-ofis çalışan birisi olarak son derece memnunum. Elbette herkesin beklentileri farklı olabilir. Dolayısı ile ev-ofis çalışma kişilerin kendi şartları altında değerlendirilebilecek bir durumdur.


  • Bir ev ofis çalışanı şu başlıklara dikkat etmeli diye düşünüyorum;
    Kişisel disiplininiz olmalıdır.
    İşler için gerekli bazı kurallarınız olmalı ve bunlara mümkün olduğunca uymalısınız.
    Evden çalışmak sizi asosyal yaşama sürüklememelidir.
    İşinizi yönetirken proje planlaması başta olmak üzere gerekli tüm konular için planınız olmalıdır.
    Günlük yaşamınızı kendinize göre uygun bir biçimde programlamalısınız.
    İş ve iş dışı yaşamınızı dikkatli bir biçimde birbirlerinden ayırmalısınız.
    İşiniz devamlı elinizin altında olduğundan gerekli durumlar haricinde aşırı iş yüklenmelerinden kaçınmalısınız.
    Her çalışanın duraksadığı, bunaldığı anlar olabilir. Bu gibi anlarda kendinizi rahatlatacak ortamlar yaratmalısınız.
    Çalışma ortamınızı kendi zevkinize göre ve rahat çalışabileceğiniz şekilde organize etmelisiniz.
    Hareketsizliğe dikkat edin. Sadık kaldığınız bir egzersiz programı edinin.
    Aile bireylerinizi ve dostlarınızı evden çalışma konusunda bilgilendirin ve işinizi kesintiye uğratacak davranışlardan uzak kalmalarını sağlayın.
    Bu başlıklar daha da artırılabilir. Zaten bir ev ofis çalışanı kendi durumuna uygun çözümler geliştirecektir. Bunlar benim tecrübelerime dayanarak önerebileceğim başlıklar. Konu ile ilgili internette bir çok kaynak, makale bulunuyor. Aşağıda yer alan linklerde ki makaleler örnek olabilir. Bir başka makalede de freelancer çalışma metodu ile ilgili önerilerimi yazacağım.
    http://www.fazlamesai.net/?a=article&cmode=nested&sid=1495
    http://obayram.blogspot.com/2008/03/iinizi-eve-tayn-ev-ofis-20.html
    http://www.tumgazeteler.com/?a=4713262

YAZILIMCI OLMAK


Bilgisayar programcılığı çok keyifli, prestijli bir meslek olmasına karşın zorlukları yok değil. Bence zorlukların başında sürekli eğitim alma durumunda olmak geliyor. Aslında sürekli eğitim almak, kendini geliştimek hiç de kötü değil ama aile yaşamında ve sosyal yaşamda bazı sorunlara neden olabiliyor. Hele benim gibi evli ve dünya tatlısı iki çocuk babasıysanız. Fakat yapacak bir şey yok. Bir bilgisayar programcısı kendini geliştirmek, yeni teknolojileri takip etmek ve çok çalışmak zorunda.

Bu konu ile ilgili bugün okuduğum bir yazı çok hoşuma gitti ve bu satırları yazmama neden oldu. İşte o yazı;
http://www.oguzyagmur.com/PermaLink,guid,a7ab5265-bfea-4503-bed7-822a5e2e4085.aspx

MS-ACCESS NESNELERİ



Ms-Access veritabanı yönetim sisteminin (VTYS) olarak nasıl bir yapıya sahip olduğunu bilmek öncelikle önemlidir. Önceki access makalemde hangi nesnelere sahip olduğunu belirtmiştim. Şimdi bu nesnelere biraz daha yakından bakalım.
TABLO; Tablolar ilişkisel VTYS lerinin kalbidir dersek yanılmış olmayız. Çünkü tablolar verileri depolar, birbirinden ayırır, tanımlar. Bu özellikler VT tasarlarken göz önünde bulundurulması gereken en önemli kavramlardır. Tablolar ilişkisel vertabanı teorisine adını veren ilişkileri sağlayan nesnelerdir. Doğru tasarlanan bir tablo yapısı uygulamanın toplam verimini direk olarak etkiler. Ms-Access tablo nesnesi bir çok özelliğini kolayca tasarlamamızı sağlayan araçlar, seceneklerle birlikte gelir.
Yeni bir access VT yarattığınızda karşınıza gelen çalışma alanı tüm nesneleri sol tarafta yer alan alanda nesneler başlığı altında sıralar.

Tablolar nesnesi seçili iken bu nesne altında yapılabilecek çalışmalar sağ tarafta yer almaktadır. Bu yapı diğer tüm nesneler içinde geçerlidir. Hangi nesneyi seçerseniz o nesne ile ilgili yapabilecekleriniz sol tarafta sıralanmaktadır.































SORGU; VT üzerinde oluşturduğumuz tablolarımızda yer alan verilerimizi bir yada daha fazla tablodan alarak kendi istediğimiz şekilde görüntülememizi sağlayan nesnedir. Access grafiksel sorgu ekranı ile çalışma olanağı sağladığı gibi SQL deyimlerini direkt olarak yazmamızı da olanaklı kılmaktadır. Sorgu nesnesi bir çok özelliği barındırır.
FORM; Form nesnesi birçok özelliklere sahiptir. Genellikle veri girişi yapmak ve uygulamamızın kontrolünü sağlamak amacı ile kullanılır. Formları yazdırabiliriz.
RAPOR; Verilerimizi rapor nesnesini kullanarak özet, hesaplanmış, biçimlendirilmiş şekillerde kolayca yazdırabiliriz. Rapor nesnesinin de bir çok özellikleri bulunmaktadır ve geliştiriciye önemli esneklikler kazandırmaktadır.
VERİ ERİŞİM SAYFASI; Access ile farklı web sayfaları oluşturabildiğimiz bir nesnedir. Statik, dinamik web sayfaları oluşturabildiğimiz gibi ASP, Share Point server ile birlikte çalışabiliriz.
MAKRO; Bir çok hazır eylemi gerçekleştirmemizi kısa ve hızlı yoldan yapmamızı sağlayan bir nesnedir. Makroların onlarca değişik özelliği arasında form açmak, kayıtlar arasında dolaşmak, basit koşullar belirtmek gibi çok sayıda hazır komut vardır. Özellikle basit uygulamalar geliştirirken programcıya inanılmaz bir hız sağlarlar.
MODÜL; Bu nesne access üzerinde tam bir programlama dili kullabilmemize ve karmaşık uygulamalar geliştirebilmemize olanak sağlar. Modül nesnesi ile birlikte tam bir programlama dili olan Visual Basic Application (VBA) ile çalışabiliriz.
Yukarıda kısaca bahsettiğim bu yedi nesne ile birlikte Ms-Access tam bir geliştirme platformu olarak karşımızda durmaktadır. Ms-Access nesnelerinin herbiri çok güçlü bir çok özelliğe sahiptir.

MS-ACCESS NEDİR




Veritabanı yönetim sistemleri kişilerin, kurumların gereksinim duydukları verilerin son derece gelişmiş çözümlerle depolanmasını sağlarlar. Gelişmiş çözümlerle kast edilen en önemli öğeler “veri tanımı, veri bütünlüğü, veri güvenliği, veri yönetimi, veri denetimi olarak sıralanabilir. Günümüzde modern veritabanı yönetim sistemleri ilişkisel veritabanı(Relational Database magament System) modelini kullanmaktadırlar. Bu öğeler gelişmiş bir veritabanı yönetim sistemi için olmazsa olmaz kavramlardır. Veritabanı yönetim sistemleri ( VTYS) verilerin bilgiye dönüşmesinde başrol oyuncularıdır. Elbet başrol oyunculuğunu bilişim uzmanları ile birlikte paylaşırlar.
Ms-Access de ilişkisel bir VTYS dir. Ancak Ms-Access sadece bir VTYS olmanın dışında uygulama geliştirme sistemi özelliğini de taşımaktadır. Ms-Access bir ilişkisel VTYS nin kalbi olan, verileri taşıyan, modele adını veren ilişkilerin kendi üzerinden kurulduğu tablo nesnesinin yanısıra form, sorgu, rapor, makro, modül, veri erişim sayfası nesnelerine de sahiptir. Bu nesnelerle birlikte tam bir uygulama geliştirme sistemi halinde çalışmaktadır.
Gördüğümüz kadarı ile Ms-Ofis paketi içerisinde yer alan programlardan word ve excel çok daha yaygın olarak her türlü amaç için kullanılıyor. Ms-Access daha sınırlı bir kullanıcı kitlesine sahip. Her programın bir ana amacı olduğunu düşünürsek örneğin excel bir elektronik hesap tablosu programıdır ve kendi alanında en önemli ve tartışmasız en iyi programdır. Ms-Access de aynı excel gibi kendi alanında en iyi yapıdır. Elbette Mysql,Sql-Server, Oracle, Firebird, PostgreSQL, HSQL, DB2 ve bir çok VTYS mi bulunmakta ve herbirinin çok önemli ve güzel yapıları, üstünlükleri var. Ancak özellikle küçük ve orta ölçekli iş süreçlerini baz alırsak Ms-Access bilen ellerde harikalar yaratabilir.
Ms-Access özellikle kendi içerisinde yer alan nesnelerle birlikte düşünülmesi gereken bir yapıya sahip. Bu nesneler Ms-Access in iki çok önemli üstünlüğünden birisidir. Diğer üstünlüğü ise hemen her tür yapıdaki verilerle çalışabilmesidir. Örneğin excel ile birlikte çok iyi bir ikili olabilir yada Sql-Server daki verileri ele alabilir. Ms-Access de diğer VTYS lerinde olduğu gibi kısıtlayıcı gibi görünen bazı özelliklere sahiptir. Örneğin çok kullanıcılı istemci-sunucu tipli çalışan bir uygulamada 255 kullanıcı sınırı vardır ki teorideki bu 255 sınırı pratikte çoğunlukla 15- 20 yi geçemez. Yine başka bir kısıtlayıcı özelliği veritabanı büyüklüğünün en fazla 2 gigabayt olmasıdır. Daha başka kısıtlayıcı özelliklerde sıralanabilir. Ama tüm bu saydığım ve saymadığım kısıtlayıcılar yapılacak projeye göre vardır. Belli bir proje için hazırlanacak olan sistem analizinde ihtiyaçlar belirlenirken kısıtlayıcılar göz önüne alınır. Eğer proje ihtiyaçları belli kısıtlayıcıları zorlamıyorsa Ms-Access de kısıtlayıcı bir özellik yoktur demek oluyor. Sizin taşımanız gereken 3 ton yükünüz varsa ve yükü taşıyacağınız aracınız 5 ton taşıma kapasitesine sahipse kalkıpta bu araç 40 tonluk taşıma kapasitesine sahip olmalı demenin hiç bir mantığı yoktur. İhtiyacınız bir kamyonetse tır arayışı içinde olmazsınız.
Yukarıda yazdıklarımdan da anlaşılacağı üzere programcılığın belki de en önemli öğesi olan sistem analizi konusu çok dikkat edilmesi gereken ve her programcının tam olarak hakim olması gereken bir kavramdır. Eğer doğru sistem analizi yapabiliyor ve analizin sonucunda daha sonra ki makalelerimde detaylı olarak bahsedeceğim bazı kısıtlamalara takılmıyorsanız Ms-Access en iyi geliştirme sistemidir ve asla hafife alınacak bir VTYS, uygulama geliştirme sistemi değildir. Ülkemizde KOBİ lerin sayısı düşünüldüğünde Ms-Access in önemi daha da ortaya çıkmalıdır. Bilgisayar programcıları arasında maalesef sıkça görünen Ms-Ofis paketini hafife alma durumu için http://icdenetim.googlepages.com/excel.htm linkinde bulunan excel hakkında yazılmış ama rahatlıkla Ms-Access e uyarlabilecek olan makaleyi okumanızı öneririm. Makalenin yazarı excel konusunda uzman olan M.Temel Korkmaz.
Bu giriş niteliğinde olan Ms-Access makalemi bitirirken konuyla ilgilenen kişilerin bir Ms-Access eğitim kitabı edinmelerini ve internet üzerinde bulunan yerli, yabancı Ms-Access sitelerini gözden geçirmelerini öneririm. Özellikle ingilizce dilinde inanılmaz bir kaynak zenginliği internette bulunmaktadır. Zaman zaman bu sitelerin linklerini de paylaşacağım.